Ceviz Hobi Olarak Başladı; Sonra Hobi Olmaktan Çıkıp İşe Dönüştü

Türkiye Ekonomi Dünyası’nın dev markalarının, kuruluş ve büyüme serüveninde büyük payı olan Çok Değerli Bülent Bulgurlu’yu bu sayımızda ağırlamanın gururunu yaşıyoruz.

Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi olan Bulgurlu, bugün Tekirdağ ili İğneada İlçesi’nde ceviz çiftliği sahibi bir doğa aşığı…  Bize röportaj verme inceliğini gösterdiği için binlerce kez teşekkür ederiz.

Bulgurlu, “Arazimizi aldıktan sonra ne ekebileceğimiz üzerine düşünmeye başladık. Bu işte tecrübeli bir yakınımıza danıştık; Analizler yapıldı; Ceviz için uygun iklim ve toprak şartlarına sahip olduğuna karar verildi. Fakat cevizi 100 dönüm gibi nispeten küçük arazilere ektiğinizde ekonomik değeri olmaz. Dolayısıyla biz de yöredeki arazileri satın alarak ceviz ekmeye başladık. Sonra baktık ki bu iş hobi ölçeğinden çıkıyor ve işe dönüyor.” dedi.

Sizi tanıyabilir miyiz?

1947 yılında doğdum. Mühendisim. 3 çocuğum var. Ankara’da İnşaat Mühendisliği eğitimini tamamladıktan sonra akademik hayatımı Norveç’te sürdürdüm. 6 sene orada yaşadım; okudum ve çalıştım. Ardından ülkeye döndüm.

O dönemde İstanbul’un Levent Semti’nde yönetim binası bulunan, Koç Grup’un bünyesinde olan Koza İnşaat’ta -inşaat mühendisi olarak- göreve başladım. Zaman içerisinde şirket ile birlikte büyüdüm ve Koç Holding merkezine geçtim.

Koç Holding’de ilk olarak ‘Turizm Grubu Başkanlığı’ yaptım. Ondan sonra ‘İnşaat ve Turizm Grubu Başkanı’ oldum. Ardından ‘Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı’ görevine getirildim. Son olarak ‘Tüm Toplum *CEO’su’ olarak birçok şirkette faaliyet göstermeye başladım.

Bu pozisyon vesilesiyle, birçok farklı sektörden çeşitli firmalarda vazife üstlendim. Örneğin; finans sektöründe Yapı Kredi Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptım. Otomotiv şirketlerinde görev aldım.

CEO pozisyonundan sonra, hem Koç Holding hem de Holding bünyesindeki çeşitli şirketlerde “ Yönetim Kurulu Üyesi” olarak yoluma devam ettim. Geçen yıl itibariyle emekli oldum. Hala bazı şirketlerde görev almaya devam ediyorum.

*CEO: CEO (Chief Executive Officer), yönetim kurulundan aldığı hedefi gerçekleştirmek için strateji oluşturup uygulayan; şirketin bugününü yönetirken yarınını da planlayan ve yönetim kuruluna hesap veren kişidir. CEO,  yöneticilerin yöneticisidir. Büyük şirketlerde yönetim kuruluyla icra kurulunun arasında bağlantıyı kuran kişidir.

BVB Ceviz Çiftliği nasıl kuruldu?

Günün birinde emekli ve bolca vakte sahip biri olacağımı biliyordum. Fakat ben bütün hayatım boyunca çalışan bir insan olduğum için; boş kalmayı hiçbir zaman düşünemedim. Bilmediğim bir konu olmasına rağmen, ziraat ile uğraşmanın iyi olacağını düşündüm.

Ayrıca eşim Vera Bulgurlu o dönemde kitap yazıyordu ve kimse tarafından rahatsız edilmeyeceği ve zihnini toplayacağı bir yerin özlemini çekiyordu.

İstanbul’dan uzak olmayacak şekilde pek çok yere bakıyorduk. Tekirdağ’ın ilçesi İğneada’ya geldiğimiz zaman buranın tabiatına hayran kaldık. Ve neticede ufak bir yer aldım. Evimizi yaptık; yavaş yavaş atlarla uğraşmaya, ziraat yapmaya başladım.

Özetle; ‘2013 yıllarında tamamen hobi olarak başladı.’ diyebilirim.

Neden ceviz?

Arazimizi aldıktan sonra ne ekebileceğimiz üzerine düşünmeye başladık. Bu işte tecrübeli bir yakınımıza danıştık; o geldi ve toprak analizi yaptı. Ceviz için uygun iklim ve toprak şartlarına sahip olduğuna karar verildi. Fakat cevizi 100 dönüm gibi nispeten küçük arazilere ektiğinizde ekonomik değeri olmaz ve hatta çok para götürür; hiç para getirmez. Dolayısıyla biz de yöredeki arazileri satın alarak ceviz ekmeye başladık.

Sonra baktık ki bu iş hobi ölçeğinden çıkıyor ve işe dönüyor; işinde yetkin kişilerle çalışmak üzere arayışlarımız başladı. Bağlantılarımız bize Murat Bucak’ı işaret etti. Ayrıca Amerika ve İspanya’dan da danışman desteği aldık.

Amerikalı danışmanımız 3 ayda 1 gelirken İspanyol danışmanımız her ay bizi ziyaret etti. Bu danışmanlarımız bizdeki eksikleri görerek gidermemize yardımcı oldu. Bilgiler edinip öğrendikçe bu işi daha çok sevmeye başladım. İşin, tohumu ekerek mahsul almak kadar basit olmadığı ve bu işi ilmi yapmanın ne kadar faydalı sonuçlar doğurduğunun farkına vardık.

Hangi tür cevizi ekiyorsunuz?

Ceviz yetiştirmek hususunda ilk zamanlar son derece bilgisizdik. Her söylenene inanıyor ve ne yapacağımızı kesin olarak bilmiyorduk. Fakat enternasyonal literatüre girip araştırdığımızda ve dolayısıyla kıyas yapma yetisini kazandığımızda maalesef yerli cinslerimizin riskli ve daha az verimli ürünler olduğunu gördük.

Dediğim gibi kıyasladığınızda Dünyada başka cinslerde, daha verimli, hastalıklara karşı dayanıklı yurtdışı menşeili türlerin tercih edilmesi daha avantajlı göründü.

Bir Amerikan Türü olan “Chandler” ekiyoruz.

Ceviz tesisi kurmaya nasıl karar verdiniz?

Ağaçlarımız yetişip meyve vermeye başladığı ilk yıllarda yoğun insan gücü ve çevreden edindiğimiz makineler ile hasat kaldırmaya çalıştık. Ancak fark ettik ki; insan gücüyle işleri sürdürmek pek mümkün değil; muhakkak makineleşmek lazım.

Bunun üzerine konuyu etüt ettik; ürünün toplanması, tesise getirilmesi, tesiste işlenmesi gibi oldukça karmaşık ve çok seçenekli bir husus. Bilgimiz dâhilinde en iyi kararları alarak önce ağaç sallama sonra da ceviz toplama makineleri ithal ettik.

Ardından bir Fransız firmasından da işleme ve kurutma makineleri getirttik. ‘Bu tesisleri Türkiye’de yapabilen bir firma var mı?’ diye araştırırken de AKY Technology’yi bulduk.

AKY Technology’den hangi makineleri edindiniz?

AKY Technology çalışanları ile bir araya geldiğimizde gördük ki, gayet yetenekliler. Türkiye çapında değil, dünya çapında bir şirket.  Dolayısıyla; çuvallama, paketleme, tartı ve silolama işlemlerini bu firmanın ürettiği makine ve ekipmanlarla çözme kararı aldık.

Beklentilerimizi karşılayan bir firma olduklarını ve ileride de onlarla çalışmayı arzuladığımızı belirtmek isterim.

Ceviz yetiştiriciliği konusunda, Türkiye’ye genel olarak baktığımızda nasıl yorumlarsınız?

Dünya ölçeğinde baktığımızda Türkiye ceviz üretiminde 4. Sırada geliyor. 1. Amerika, 2. Çin, 3. İran Fakat bununla birlikte; Türkiye bugün kendi ceviz ihtiyacını üretemiyor; talebi karşılamak için yılda ortalama 20- 25 bin ton ürün ithal ediyor.

Türkiyemizde aslında daha yüksek tonajlarda ve kaliteli ceviz üretmemiz mümkün. Ve iddia ediyorum ki; topraklarımızda ürettiğimiz ceviz, ithal edilen cevizden daha iyi. Gelen cevizlerin Türkiye’de üretilen ceviz ile karıştırılması durumunda, kalite de aşağı çekiliyor.

Ayrıca, İthal cevizlerin bir kısmı ülkemizde kırılarak başka ülkelere servis de ediliyor.

Bu hususta gönül ister ki; üretim kendi ihtiyacımıza yetsin ve hatta ihracata dahi yönelelim.

İthal cevizlerin neden olduğu en önemli sorun sizce nedir?

İthal üründe aranan özellikler arasında fiyatın uygunluğu da bulunuyor. Hastalıklar vb. göz ardı ediliyor ve aslında uzun vadede ülke tehlike altına giriyor. Bu dikkat edilmesi ve devlet tarafından yeniden düzenlenmesi gereken bir başlık… Tarım Bakanlığımızın gerekli tedbirleri alacaktır.

İthal ürünlerin taşıdığı riskler arasında; hastalıklar ve zararlı böcek türleri var: Örneğin: “Asya Güvesi”. Bu böcek ithal edilen cevizler aracılığıyla Asya’dan Türkiye’ye geldi. Ülkemizde bu böcek türü maalesef ki yaygınlaşmış durumda. Daha önce bilinen bir böcek türü olmadığı için de mücadele ile ilgili konularda da zorluklar yaşıyoruz.

Türkiye’de herhangi bir çare bulamayınca yabancı danışmanlarımızla görüşerek, bu böceğin üreme zamanından, ne zaman ve nasıl müdahale edilebileceğine ilişkin karar alıp özel ilaç karışımları hazırladık. Sorunu çözümledik ancak yeniden tehlikeli hale gelmemesi için kontrolü elden bırakmıyoruz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
AKY Technology gibi Türk makine üreticilerini görmek mutluluk verici. Bir kere daha kendilerini tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir