Gaffaro Fındık, yüksek kalite ve coğrafi işaretli “Giresun Yağlısı” ile uluslararası pazarlarda fark yaratıyor.
Gaffaro Fındık Yönetim Kurulu Üyesi ve Fabrika Müdürü Ahmet Ak konuyla ilgili olarak, “Ürünlerimizi talep eden her pazara ulaştırıyor, kaliteyi her aşamada kontrol ederek fark yaratıyoruz” diyor.
Uzak Doğu’da premium kuruyemiş segmentinde marka bilinirliğini derinleştiren firma, Çin, Güney Kore ve Japonya’da talep görüyor.
Avrupa’da BRC sertifikalı entegre tesisi, müşteri portföyünü genişletme fırsatı sunarken; Latin Amerika ve MENA bölgelerinde özellikle endüstriyel kullanım alanları ile hacim bazlı büyüme hedefleniyor. Fiyat duyarlı pazarlarda, özellikle Çin’de, muadil ürünlere karşı ürün ve format esnekliğiyle rekabet avantajı elde ediliyor.
–
Şirket Genel Bakışı
Ahmet Ak Gıda//Giresun merkezli aile şirketi, 2006’da fındık işine girdi; 2014’te ikinci kırma tesisini satın aldı, 2021’de entegre tesisini devreye aldı. Bugün iki kırma ve bir entegre olmak üzere üç tesisten oluşan yapıyla faaliyet gösteriyor. Konum olarak Giresun-Trabzon hattında yer alıyor ve toplam 300 çalışan istihdam ediyor.
–
Röportajımız başlıyor.
Ahmet Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Tabii. 1994 yılında Giresun’da doğdum. Liseyi yine Giresun’da tamamladıktan sonra üniversite ve yüksek lisans eğitimim için İstanbul’a gittim. İstanbul Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler lisansının ardından, Bahçeşehir üni. İşletme alanında yüksek lisans yaptım.
Yüksek lisans eğitimim sırasında, yaklaşık iki yıl Hollanda merkezli bir firmada satış ve ihracat bölümünde çalıştım. Ardından 2021 yılında aile şirketimize geri dönerek Gaffaro Fındık’ta satış ve ihracat bölümünde görev almaya başladım.
Şirketimiz üç fabrikadan oluşuyor: İki kırma fabrikası ve bir entegre tesis. 2021 yılından bu yana aynı zamanda entegre tesisimizin müdürlüğünü de yürütüyorum.
Ahmet Ak Gıda’dan söz eder misiniz?
Giresun’un Tirebolu ilçesinde konumlanan firmamız;2006 yılında fındık kırma fabrikasına sahip oldu. Ancak aile şirketi olarak, bölgedeki ticari geçmişimiz çok daha gerilere dayanır.
Fırıncılık başta olmak üzere, yüzyıla yaklaşan gıda üretimi ve ticareti tecrübesi bulunan aile firmamız 1996 yılında Ahmet Ak Gıda ve Tük. Mad. San. Paz. Ltd. Şti. ne dönüşerek yine fırıncılık, marketçilik, gübre ve kömür ticareti ile büyümeye devam etti.
Aile, 2006 yılında fındık kırma fabrikasına sahip olan Şeref Fındık firmasını satın alarak bu sektöre girdi. 2008 yılından itibaren ise bütün faaliyetlerimiz Ahmet Ak Gıda Ltd. Şti. çatısı altında birleştirilmiştir.
Fındığın ana vatanı olan bu özel coğrafya da üretici manavlarımızla verimli bir iş birliği ve dayanışma içinde dünyanın en iyi fındıklarını tedarik ediyoruz. Bu nadide ürünü aromasını ve özelliklerini koruyarak şekilde özenle kırıp modern teknolojiye sahip tesislerimizde dikkatle seçerek yüksek kalitede bir ürün hazırlıyoruz.
Gaffaro fındık çatısı altındaki, tesisleriniz hakkında biraz daha detaylı bilgi alabilir miyiz?
Gaffaro Fındık, 2006 yılında Tirebolu merkezinde kurduğu ilk kırma fabrikasıyla fındık piyasasına giriş yaptı. Ardından 2014 yılında ikinci kırma tesisimizi devreye aldık ve kırma faaliyetlerimizi burada da sürdürdük.
2021 yılında ise entegre tesisimizi faaliyete geçirdik. Bu tesiste, daha ileri derecede işlenmiş ürünler üretiyoruz; kavrulmuş fındık, beyaz fındık, iç fındık ve kavrulmuş kıyılmış fındık gibi ürünler hem iç piyasaya hem de ihracata gönderiliyor.
Temel performans göstergelerinizden ve metriklerinizden bahsedersek; Şirket olarak yıllık yaklaşık 25–30 bin ton fındık işliyoruz; son yıllarda bu rakamın altına düşmedik. İşlenen fındık içinde Giresun kalitesi yaklaşık üçte bir oranında yer alıyor.
İhracat pazarımız ise 30–35 ülkeyi kapsıyor. Zar atma performansımız Giresun kalitede %75–80 seviyesinde gerçekleşiyor; karşılaştırmak gerekirse Levant kalitede bu oran %40–45 civarında. Şirketimizde yaklaşık 300 çalışanımız bulunuyor ve bu ekip, operasyonun her aşamasında kaliteyi ve sürekliliği sağlamak için çalışıyor.
Peki, iç piyasaya satışlarınız nasıl gerçekleşiyor?
İç piyasada Türkiye’nin 81 iline ürün gönderebilecek bir altyapı ve müşteri ağına sahibiz; talep eden her firmaya ulaşabiliyoruz.
Daha çok “endüstriyel” anlamda hizmet veriyoruz, perakende satışlarımız sınırlı. Ürünlerimizi genellikle endüstriyel paketlemelerde, büyük miktarlarda firmalara gönderiyoruz.
Ayrıca, Türkiye’deki başlıca kuruyemişçiler ve fındığı ihraç edecek diğer üretici firmalarla da rekabet halindeyiz. Örneğin, Antep fıstığı işleyen firmalara, kayısı işleyen firmalara veya İzmir’de incir işi yapan üretici firmalara, yan ürün olarak fındık tedarik edebiliyoruz.
– Peki ya ihracat?
İhracatta da ürünlerimizi endüstriyel ölçekte gönderiyoruz. Şu anda 30–35 ülkeye ihracat yapıyoruz. Coğrafi olarak bakacak olursak, Avrupa ağırlıklı olmak üzere İtalya, Almanya, İspanya, Fransa gibi ülkeler başta geliyor. Asya ve diğer bölgelerde de ihracatımız mevcut ve zamanla daha geniş pazarlara hitap etmeyi hedefliyoruz.
Ürünlerinizi yöre çiftçisinden nasıl temin ediyorsunuz? Bölgedeki bahçelerin durumu nedir? Yeni bahçeler kuruluyor mu?
Biz sözleşmeli çiftçilik uygulamıyoruz; fındık alımlarımız, üreticilerin- çiftçilerin ürünleri doğrudan fabrikamıza teslim etmesiyle gerçekleşiyor. Bu yöntem, hem üretici ile daha yakın bir iletişim kurmamızı sağlıyor hem de ürünün kalitesinin doğrudan kontrol edilmesine imkân veriyor.
Bölgede yeni bahçeler kurulmadığı gibi, mevcut bahçeler de giderek yaşlanıyor ve miras yoluyla bölünerek küçülüyor. Bu nedenle alımlarımız, hâlihazırda var olan ve uzun yıllardır üretim yapılan güvenilir bahçeler üzerinden yürütülüyor. Bu yaklaşım, hem üreticilerin emeğinin değer kazanmasını sağlıyor hem de tüketicilere yüksek kalitede fındık sunmamıza imkân tanıyor.
Bölgedeki fındığın farkı nedir? “Giresun Yağlısı” neden coğrafi işaret aldı?
Giresun fındığı, kalitesi ve aromasıyla diğer çeşitlerden ayrılıyor. “Giresun Yağlısı” özellikle yüksek yağ oranı ve zengin aromasıyla öne çıkıyor, bu da hem tat hem de işlenebilirlik açısından büyük avantaj sağlıyor. Kabuk zarı atımı (zar atma) performansı, kavurma veya beyazlatma işlemlerinde %75–80 seviyesinde gerçekleşiyor; buna karşılık Levant tipi fındıkta bu oran tipik olarak %40–45 civarında.
Ayrıca, Giresun Yağlısı coğrafi işaretli bir ürün; bu sayede etiketleme ve pazarlama sürecinde fark yaratıyor. Dünya genelinde fındığın yaklaşık %70’i ara mamul olarak kullanılıyor, özellikle çikolata ve pastacılık sektöründe. Bununla birlikte, doğrudan kuruyemiş tüketiminin yüksek olduğu bölgelerde – özellikle Uzak Doğu’da – Giresun fındığı aroması ve lezzetiyle öne çıkarak tercih ediliyor.
Pazarlama ve ihracat durumunu detaylandırır mısınız?
Daha önce de belirttiğim gibi, Gaffaro Fındık olarak ürünlerimizi toplam 30–35 ülkeye ihraç ediyoruz. İhracatımızda Avrupa ağırlıklı bir dağılım söz konusu; İtalya, Almanya, İspanya ve Fransa başta olmak üzere AB ülkeleri ve Balkanlar bizim için önemli pazarlar.
Uzak Doğu’da ise Çin’de güçlü bir pazarımız var; Japonya ve Güney Kore’ye de sevkiyat gerçekleştiriyoruz. Bu pazarlarda doğrudan kuruyemiş tüketimi öne çıkıyor ve Giresun fındığının lezzet ve yağ profili sayesinde premium talep görüyor. Coğrafi işaret etiketi de ürünümüzü farklılaştırarak kalite algısını güçlendiriyor.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında, Libya, Fas, Tunus, Cezayir ve Mısır gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Latin Amerika’da ise Brezilya, Arjantin ve Meksika’ya ürün gönderiyoruz.
Rekabet ve fiyatlama açısından bazı pazarlarda, örneğin Çin’de muadil kuruyemişlerin (badem vb.) fiyat avantajı talebi etkileyebiliyor. Öte yandan Japonya ve Güney Kore gibi premium segmentlerde kaliteye fiyat primi ödeniyor, bu da Giresun fındığının yüksek kalite algısını destekliyor.
Ürünlerinizi ihraç ettiğinize göre Avrupa standartlarına uygunluk sağlıyor musunuz?
Evet, entegre tesisimiz BRC sertifikasına sahip. Bu sertifikasyon, AB pazarlarında hem güven hem de uygunluk açısından önemli avantaj sağlıyor. Ayrıca ihracat kapasitemizi ve pazar erişimimizi güçlendirmesi de bekleniyor.
Önümüzdeki dönemlerde gerçekleştireceğiniz yatırım ve yeniliklerden söz eder misiniz?
Entegre tesisimizde makineleşmeyi artırmayı hedefliyoruz. Özellikle yapay zekâ destekli elektronik optik renk ayırıcılar (foto-sorter) kullanarak kalite seçiciliğimizi yükselttik, yatırımların devamı da gelecek. Bu sayede renk ve defekt ayrımı iyileşiyor, niş ve yüksek kalite segmentlere ürün sunumumuzu güçlendirmiş oluyoruz.
Operasyonel olarak hangi zorluklar ve risklerle karşılaşıyorsunuz?
Tarım tarafında, Giresun’daki üretici tabanı göç nedeniyle daralıyor; mevcut bahçeler yaşlı ve miras yoluyla parçalanmış durumda. Eğimli arazi yapısı modern mekanizasyonu sınırlıyor ve düzenli bakım eksikliği verimi olumsuz etkiliyor. Ayrıca yeni ekim alanlarının bulunmuyor.
Bölgenin zorlu koşulları, çiftçiye orantılı olarak daha yüksek destek ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Özellikle bahçelerin gençleştirilmesi, düzenli bakım ve toplama destekleri, sürdürülebilir üretim için kritik öneme sahip.
“GİRESUN HAZELNUT WITH GEOGRAPHICAL INDICATION IN PREMIUM MARKETS”
Gaffaro Hazelnuts distinguishes itself in international markets with its high-quality, geographically indicated “Giresun Yağlısı” hazelnuts. Ahmet Ak, Board Member and Plant Manager of Gaffaro Hazelnuts, stated, “We deliver our products to every market that demands them and create a difference by controlling quality at every stage.”
The company has strengthened its brand recognition in the premium nut segment in the Far East, with notable demand in China, South Korea, and Japan.
In Europe, its BRC-certified integrated plant provides opportunities to expand the customer portfolio, while in Latin America and the MENA region, volume-based growth is targeted primarily for industrial applications. In price-sensitive markets, particularly China, product and format flexibility offers a competitive advantage over alternative products.
Company Overview
Ahmet Ak Gıda, a family company based in Giresun, entered the hazelnut industry in 2006, acquired its second cracking plant in 2014, and commissioned its integrated plant in 2021. Today, the company operates with two cracking and one integrated plant, employing a total of 300 staff, located between Giresun andTrabzon.
Could you tell us a little about yourself, Mr. Ak?
Sure. I was born in Giresun in 1994. After completing high school locally, I moved to Istanbul for my undergraduate and graduate studies. I earned a Bachelor’s degree in Political Science at Istanbul University and a Master’s degree in Business Administration at Bahçeşehir University.
During my graduate studies, I worked for approximately two years in the sales and export department of a Netherlands-based company. In 2021, I returned to our family business and assumed responsibilities in the sales and export department at Gaffaro Hazelnuts. Since 2021, I have been managing our integrated plant at Gaffaro Hazelnuts.
Could you tell us about Ahmet Ak Gıda?
Our company is located in the Tirebolu district of Giresun. We invested in a hazelnut cracking plant in 2006. However, as a family business, our commercial roots in the region extend much further back.
With nearly a century of experience in food production and trade, primarily in baking, our family business was restructured in 1996 as Ahmet Ak Gıda ve Tük. Mad. San. Paz. Ltd. Şti., continuing its growth in bakery, retail, fertilizer, and coal trade. In 2006, the family entered the hazelnut industry by acquiring Şeref Fındık, which owned a cracking plant. Since 2008, all activities have been consolidated under Ahmet Ak Gıda Ltd. Şti.
Within this unique geography, the homeland of hazelnuts, we collaborate closely with local producers to procure the finest nuts in the world. We carefully crack and select this premium product in our modern plants to preserve its flavor and characteristics, delivering a high-quality final product.
Can you provide more details about the plants under Gaffaro Hazelnuts?
Gaffaro Hazelnuts started operations in the hazelnut market in 2006 with its first cracking plant in central Tirebolu. In 2014, we commissioned a second cracking plant to expand operations.
In 2021, we launched our integrated plant, where we produce more extensively processed products such as roasted hazelnuts, blanched hazelnuts, hazelnut kernel, and roasted chopped hazelnuts, distributed both domestically and internationally.
Regarding key performance indicators, the company processes approximately 25,000–30,000 tons of hazelnuts annually, a figure that has remained stable in recent years. Roughly one-third of the processed hazelnuts are of Giresun quality.
Our export market covers 30–35 countries. The shelling performance for Giresun-quality hazelnuts is around 75–80%, compared to approximately 40–45% for Levant-type hazelnuts. The company employs around 300 people who work to ensure quality and consistency across all operations.
How do you manage your domestic sales?
Domestically, we have the infrastructure and customer network to reach all 81 provinces in Turkey, allowing us to serve any company that requests our products.
We primarily operate on an industrial scale, with limited retail sales, supplying our products in bulk and industrial packaging.
Additionally, we compete with major local nut suppliers and other producers exporting hazelnuts. For example, we provide hazelnuts as a complementary product to companies processing pistachios, apricots, or figs in Izmir.
How about exports?.
We also ship our products on an industrial scale. Currently, we export to 30–35 countries. Geographically, Europe is the main market, with Italy, Germany, Spain, and France leading the way. We also have exports to Asia and other regions, and over time, we aim to reach even broader markets.
How do you source your hazelnuts from local farmers? What is the state of the regional orchards? Are new orchards being established?
We don’t use contract farming; instead, farmers deliver their hazelnuts directly to our plant. This approach allows us to maintain close communication with producers and ensures direct quality control.
No new orchards are being planted, and the existing ones are aging and often subdivided through inheritance. Therefore, we source from reliable, long-established orchards. This approach not only values the farmers’ efforts but also allows us to provide consumers with high-quality hazelnuts.
What distinguishes the hazelnuts in this region? Why is “Giresun Yağlısı” geographically indicated?
Giresun hazelnuts stand out for their quality and aroma. “Giresun Yağlısı” is particularly valued for its high oil content and rich flavor, providing advantages in taste and processability. Shelling performance reaches 75–80% for roasting or blanching, whereas Levant-type hazelnuts typically achieve 40–45%.
Additionally, “Giresun Yağlısı” has a geographical indication, which differentiates labeling and marketing. Approximately 70% of hazelnuts globally are used as intermediate products, particularly in chocolate and confectionery. In regions with high direct nut consumption, especially in the Far East, Giresun hazelnuts are preferred for their distinctive flavor and oil profile.
Can you elaborate on marketing and export strategies?
As I mentioned earlier, Gaffaro Hazelnuts exports to a total of 30–35 countries. Our exports are primarily focused on Europe, with key markets including Italy, Germany, Spain, France, as well as other EU countries and the Balkans.
In the Far East, we have a strong presence in China, and we also ship to Japan and South Korea. In these markets, direct nut consumption is prominent, and Giresun hazelnuts are in premium demand thanks to their flavor and oil profile. The geographical indication further differentiates our product and strengthens its perceived quality.
In the MENA region, we export to countries such as Libya, Morocco, Tunisia, Algeria, and Egypt. In Latin America, our shipments go to Brazil, Argentina, and Mexico.
Regarding competition and pricing, in some markets,China, for example, price advantages of alternative nuts, like almonds, can affect demand. Conversely, in premium segments such as Japan and South Korea, buyers are willing to pay a quality premium, which reinforces the high-quality perception of Giresun hazelnuts.
Do you ensure compliance with European standards?
Yes, our integrated plant is BRC-certified. This certification provides a significant advantage in terms of both trust and compliance within the EU market. It is also expected to strengthen our export capacity and market access.
Could you tell us about upcoming investments and innovations?
We aim to increase mechanization in our integrated plant. In particular, we have enhanced quality selection using AI-supported electronic optical sorters (photo-sorters), and further investments are planned. This improves color and defect separation and strengthens our ability to serve niche and high-quality market segments.
What operational challenges and risks do you face?
On the agricultural side, the producer base in Giresun is shrinking due to migration; existing orchards are aging and subdivided through inheritance. The hilly terrain limits modern mechanization, and insufficient regular maintenance negatively affects yield. Additionally, no new planting areas are available.
These challenging conditions increase the need for proportional support for farmers. Orchard rejuvenation, regular maintenance, and harvesting assistance are critical for ensuring sustainable production.



