Hasata markasının kuruluş hikâyesini ve çıkış noktasını bizimle paylaşır mısınız?
Tiryaki Agro Holding olarak, bu yıl 60’ıncı kuruluş yıldönümümüzü kutluyoruz. Yarım asrı aşan bu yolculukta, tarım ürünleri tedarik zincirinde küresel bir değer platformu oluşturduk. Dünyanın her yerinde beslenme çözümleri sunmak ve doğa ile uyumlu bir gıda geleceği kurmak için çalışıyoruz. Deneyim ve uzmanlığımızı perakende alanına da aktarmaya karar verdik ve Hasata 2022 yılında bu vizyonla doğdu. Hasata’yı, Anadolu’nun zengin bakliyat kültürünü yeniden canlandırmak, bu değerli ürünlere hak ettiği değeri geri kazandırmak amacı ve “Aslını Korumuş Lezzetler” mottosuyla tüketiciyle buluşturduk. Bugün geldiğimiz noktada Hasata’nın kısa sürede benimsendiğini, tüketicilerin doğallık ve güven arayışına samimi bir karşılık verdiğini görmek bizim için büyük mutluluk.
Hasata ürünlerini piyasadaki diğer markalardan ayıran en temel özellikler nelerdir? “Doğal” kelimesini siz nasıl tanımlıyorsunuz?
Hasata ürünlerini benzerlerinden ayıran temel özellikler, “Aslını Korumuş Lezzetler” felsefemizde saklı. Bu felsefe, birçok adımı kapsayan bütünsel bir kalite anlayışını ifade ediyor.
Ürünlerimizi kelebeklenmeye karşı korumak için ilaçlama yerine, paketleme öncesinde tamamen doğal bir yöntem olan “kontrollü atmosfer” işleminden geçiriyoruz. Bu işlemle oksijen oranı düzenlenmiş bir ortamda bekletilen ürünler, hiçbir kimyasal katkı maddesi olmadan doğal yollarla korunuyor.
Tüketici araştırmalarıyla belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirdiğimiz, dik durabilen, açma-kapama kolaylığı sunan kilitli “flatbottom” ambalajlarımız, kullanım kolaylığı sağlarken ürünün tazeliğini de koruyor. Bu ambalaj tasarımımız, ağustos ayında Gıda, İçecek ve Tarım Araştırmaları Merkezi (GIFT) tarafından “En Yenilikçi Gıda ve İçecek Ambalajı” ödülüne layık görüldü.
Coğrafi işaretli ürünleri markanıza dahil etme fikri nasıl doğdu? Şu anda paketlediğiniz başlıca coğrafi işaretli ürünler hangileri?
Coğrafi işaretli ürünleri portföyümüze katma fikri, tüketicilerin bir ürünün meşhur bir yöreye ait olmasına duyduğu güvenden ve bizim “Aslını Korumuş Lezzetler” felsefemizden doğdu. Bir ürünün kendi yöresinde yetişmesi, onun otantik lezzet ve kalite özelliklerini taşıdığının bir kanıtı. Bu anlayışla, yerel tarımı destekleyerek sofralara gerçek ve nostaljik tatlar sunmayı hedefliyoruz. Şu anda Derinkuyu Kuru Fasulyesi, Pilavlık Antep Bulguru ve Köftelik Antep Bulguru kendi bölgeleriyle özdeşleşmiş lezzetleri tüketicilerimizle buluşturuyoruz.
Ürün tedarik süreçlerinizde yerel üreticilerle nasıl bir iş birliği yürütüyorsunuz? Hasata için üretici-şirket ilişkisi nasıl bir model üzerine kurulu?
Üretici-şirket ilişkimizin temelini, uzun vadeli iş birlikleri ve güvene dayalı tedarik modeli üzerine kurduk. Bu iş birliği sadece ticari bir alışverişten ibaret değil; karşılıklı güvene dayalı uzun vadeli bir ortaklık yaklaşımı benimsiyoruz.
Hasata’nın paketleme, üretim veya tedarik süreçlerinde çevre ve sürdürülebilirlik adına attığınız adımlar var mı?
Çevresel sorumluluk ve sürdürülebilirlik, iş modelimizin merkezinde yer alıyor. Üretim tesislerimizde ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi’ni uyguluyor, enerji verimliliğini sürekli artırıcı projeler geliştiriyoruz. Karbon emisyonu düşük teknolojiler ve çevre dostu üretim yöntemleri kullanarak ekolojik ayak izimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. Organik tarımı ve sürdürülebilir tarımsal uygulamaları aktif olarak destekliyoruz. Tekrar kapatılabilir ve dayanıklı ambalajlarımız, ürünün başka bir kaba aktarılmasına gerek bırakmayarak hem kullanım kolaylığı sağlıyor hem de potansiyel atığı azaltıyor.
Son dönemde tüketicilerin doğal ve coğrafi işaretli ürünlere ilgisi nasıl? Hangi ürünleriniz daha çok tercih ediliyor?
Üstün tadı, operasyonel mükemmelliği ve kaliteye odaklanan yaklaşımımız sayesinde, istikrarlı bir büyüme kaydettik ve Hasata pazarda güçlü bir konum edindi. Kısa süre içerisinde pazarda üçüncü sıraya yükseldik.
Hasata’yı Türkiye’de ve dünyada daha bilinir kılmak için nasıl bir yol haritası izliyorsunuz? Dijital kanallar, fuarlar veya gastronomi etkinlikleri bu süreçte nasıl rol oynuyor?
Marka bilinirliğimizi artırmak için hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda çok yönlü bir strateji izliyoruz. Türkiye’de modern perakende ve geleneksel satış kanallarında hızla yaygınlaşan satış ağımızla geniş bir tüketici kitlesine ulaşıyoruz. Dünya genelinde ise Çin, AB ve ABD gibi stratejik pazarlardaki büyümemizi sürdürürken, Brezilya gibi yeni pazarlara da güçlü girişler yapıyoruz.
İhracat faaliyetlerimizle ülke ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Uluslararası alanda kazandığımız prestijli ödüller, bu süreçte en önemli iletişim araçlarımızdan. The International Business Awards’ta kazandığımız Altın Stevie Ödülü ve Galaxy Awards 2025’te aldığımız Onur Ödülü gibi başarılar, markamızın kalitesini ve yenilikçi yaklaşımını küresel ölçekte tescilliyor. Bu başarıları dijital kanallar, halkla ilişkiler çalışmaları ve uluslararası fuarlar aracılığıyla duyurarak markamızın bilinirliğini güçlendiriyoruz.
Yakın dönemde ürün gamınıza katmayı planladığınız yeni coğrafi işaretli ürünler var mı? Hasata’yı gelecekte nerede görmeyi hedefliyorsunuz?
Ürün portföyümüzü tüketicilerimizin beklentileri doğrultusunda sürekli olarak geliştiriyoruz. Portföyümüzü genişletiyoruz; popcorn mısır, karabuğday, kinoa, maş fasulyesi, börülce, keten tohumu ve chia tohumu gibi yeni ürünleri de Hasata kalitesiyle tüketicilere sunduk. Gümüşhane Kelkit Şeker Fasulyesi raflarda yerini alacak. Gelecekte Hasata’yı Türkiye’de bakliyat pazarındaki liderliğini pekiştirmiş ve geleneksel lezzetleri modern ve yenilikçi bir anlayışla sunarak bakliyat kültürünü yeniden şekillendiren bir marka olarak görüyoruz. Küresel ölçekte ise “Aslını Korumuş Lezzetler” felsefesiyle bilinen, Türkiye’nin tarımsal zenginliğini dünyaya taşıyan öncü ve güvenilir bir gıda markası olmayı hedefliyoruz.

