Birkan Kaplan – Calipro Kurucusu ile Röportaj
Geleneksel üretim modelleri hız, maliyet ve esneklik açısından sınırlarını zorlarken, 3D yazıcı teknolojisi üretim dünyasına yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Artık bir ürünün hayalden gerçeğe dönüşmesi için kalıplara, uzun tedarik zincirlerine ya da büyük yatırımlara gerek yok. Üç boyutlu baskı sistemleri, prototipten nihai ürüne kadar uzanan süreçte üreticilere özgürlük sunuyor.
Calipro markasının kurucusu Birkan Kaplan, bu dönüşümün Türkiye’deki öncülerinden biri. Hem sanayi üretiminde hem de tasarım odaklı çalışmalarda 3D teknolojisini merkeze alan Kaplan, “üretimin demokratikleştiği” yeni bir dönemi temsil ediyor. Biz de onunla bu teknolojinin doğasını, tarımdan promosyon sektörüne kadar uzanan kullanım alanlarını ve plastik sektörünün geleceğini konuştuk.
Calipro markasının doğuş hikayesini bizimle paylaşır mısınız? 3D yazıcı teknolojisine yönelmenizde sizi motive eden şey neydi?
Bir şeyler üretme hissi hep içimde vardı. Kendime sık sık, ‘Çocuklarım 20 sene sonra babam keşke zamanında bu işe girseydi dediğinde, hangi sektörü söyleyeceklerdi?’ diye sordum. Bu düşünce, beni geleceğin üretim teknolojilerini araştırmaya yöneltti. Teknolojiyi yakından takip eden biri olarak, giriş maliyeti düşük ama inovasyon potansiyeli yüksek bir alan olan 3D baskı teknolojisiyle tanıştım ve ilk makinemi satın alarak bu yolculuğa başladım. Bu süreçte en büyük gücüm ailemin desteği oldu. Annem, ağabeyim, ablam ve sevgili eşim — hepsi bana inandı ve her adımda yanımda oldular. Onlar olmadan Calipro olmazdı.
3D yazıcı teknolojisini genel olarak nasıl tanımlarsınız? Geleneksel üretimle arasındaki temel farklar nelerdir?
3D yazıcı teknolojisi çok büyük ve hızla büyüyen bir sektör. Günümüzde bu teknolojiyle mahalleler inşa ediliyor, canlı organlar üretiliyor, hatta yemek bile yapılabiliyor. Kısacası, tasarımın hayat bulduğu yeni bir çağdayız. Geleneksel üretimle kıyasladığımızda en önemli fark, kalıpsız üretim anlayışı. Özellikle endüstriyel plastik üretiminde kullanılan enjeksiyon makinelerinde kalıp maliyetleri oldukça yüksektir. Ancak eklemeli imalatla bu maliyet neredeyse sıfıra iniyor. Üstelik üretim başlamadan hemen önce ya da üretim devam ederken bile tasarımda değişiklik yapabiliyorsunuz — bu da süreci son derece esnek ve yenilikçi hale getiriyor. 3D baskı, az adetli veya özel üretimlerde ciddi avantajlar sağlıyor. Ayrıca geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı sayesinde çevre dostu bir üretim yaklaşımı sunuyor.
Hangi malzemelerle çalışıyorsunuz? Özellikle dayanıklılık, esneklik ve maliyet açısından bu teknolojinin avantajları nelerdir?
3D baskıda kullanılan hammaddelere filament deniyor. Belirli çaplarda ve uzunluklarda üretilen bu malzemeler, genellikle 1.75 mm kalınlığında olur ve makineye sarılı makaralar halinde beslenir. Piyasada PLA, PETG, ABS, ASA gibi birçok farklı filament türü mevcut. Her biri farklı özellikler sunar. PLA ve PETG, çevre ve insan sağlığı açısından oldukça zararsız, sürdürülebilir hammaddelerdir. ABS ve ASA ise daha çok endüstriyel kullanımlarda tercih edilir; yüksek darbe dayanımı, UV direnci ve sıcaklığa karşı mukavemetiyle öne çıkar. Bu malzemelerin geniş renk skalası, üretimden çıkan parçaların genellikle sonradan boyamaya gerek kalmadan, direkt istenen renkte elde edilmesini sağlar. Tasarım ve üretim konusundaki uzmanlıkla birleştiğinde, 3D yazıcılarla oldukça kaliteli, dayanıklı ve işlevsel parçalar üretmek mümkün.
Calipro bugün hangi sektörlere hizmet veriyor? Tarım sektöründe kullanılan makinelerde 3D baskıdan hangi aşamalarda faydalanılabilir?
Aslında 3D üretim teknolojisinin sınırlarını belirlemek çok zor. Çünkü bu yöntemle hayal edebildiğiniz ve dijital ortamda tasarlayabildiğiniz her ürünü üretmek mümkün. Calipro olarak özellikle endüstriyel plastik parçalar, otomotiv bileşenleri, kurumsal promosyon ürünleri ve marka odaklı özel tasarımlar üzerinde yoğunlaşıyoruz. Ancak temel prensibimiz şu: Müşteri ne isterse, biz onu üretebilecek esnekliğe sahibiz. Tarım sektörü açısından düşündüğümüzde ise, sulama sistemlerindeki bağlantı parçalarından, eleme makinelerinde kullanılan tuş gruplarına kadar birçok aşamada 3D baskıdan yararlanmak mümkün.
Promosyon ürünleri, kişiselleştirilmiş tasarımlar açısından 3D yazıcılardan nasıl yararlanıyor? Bu teknolojinin markalar için sunduğu yenilikler neler?
Bu, 3D üretimin en iddialı olduğu alanlardan biri. Çünkü promosyon ürünlerinde amaç, müşteriye değerli hissettirmek. Bir hediyenin üzerinde müşterinizin adı, logosu ya da şirketinin sembolü yer alıyor — bu kadar kişisel bir dokunuşun etkisi çok büyük değil mi? 3D yazıcı teknolojisi tam bu noktada devreye giriyor. Kalıp gerektirmeyen üretim yapısı sayesinde markalar artık her bir müşterisine özel ürünler tasarlayabiliyor. Yani klasikleşmiş, herkesin elinde gördüğümüz ‘üzerinde logo olan çakmak’ dönemini geride bırakıyoruz. Artık markalar kendilerini çok daha yaratıcı, yenilikçi ve kişisel bir şekilde ifade edebiliyorlar.
3D baskı, kalıpsız üretim anlayışını öne çıkarıyor. Sizce bu durum plastik sektörünün geleceğini nasıl şekillendirecek?
3D baskı, yani eklemeli imalat yöntemi, klasik üretim yöntemlerine göre bugün hâlâ biraz daha yavaş ilerliyor. Ancak bu, yalnızca zamanla ve makine çiftliklerinin (3D print farm) artmasıyla çözülebilecek bir durum. Dünyada artık 3D yazıcıların evlerde bile yaygınlaştığını görüyoruz; nasıl ki her evde bir zamanlar A4 yazıcı bulunuyorsa, yakın gelecekte her evde bir 3D yazıcı olacak. Endüstriyel ölçekte ise çok daha büyük hacimlerde üretim yapan, birbirine bağlı yüzlerce 3D yazıcıdan oluşan üretim çiftliklerinin yaygınlaşacağını öngörüyorum. Calipro olarak biz de bu dönüşümün henüz başındayız — ama heyecanımız çok büyük. Amacımız, gelecekte Avrupa ölçeğinde ses getirecek bir üretim tesisi kurarak ülkemizi katma değerli üretim anlayışıyla temsil etmek. Plastik sektörü kolay kolay ortadan kalkmayacak; çünkü hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik büyük önem taşıyor. Biz Calipro olarak üretim sürecinde geri dönüşüm, çevre bilinci ve sosyal sorumluluk ilkelerine özen gösteriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki hayat paylaşarak çoğalır — üretimin merkezinde insan ve doğa olmalı.
Geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı konusunda 3D teknolojisi çevresel sürdürülebilirliğe nasıl katkı sağlıyor?
3D baskıda kullanılan bazı hammaddeler, aslında hayatımızda zaten sıkça karşılaştığımız malzemeler. Örneğin PETG, bildiğimiz pet şişelerde kullanılan plastiğin neredeyse aynısı. Bu da ürünlerin geri dönüştürülebilir olduğunu gösteriyor. Bir diğer popüler malzeme olan PLA ise mısır nişastası veya şeker kamışı gibi doğal kaynaklardan üretiliyor ve sağlık açısından tamamen zararsız. Bu nedenle çocuk oyuncaklarından, bardak ve tabak gibi gıda temaslı ürünlere kadar güvenle kullanılabiliyor. Bu hammaddelerin geri dönüştürülebilir ve çevre dostu olması, sürdürülebilir üretim açısından büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca 3D üretim süreci, büyük tesisler veya çevreye zarar veren atıklar gerektirmediği için doğaya minimum etkiyle ilerliyor.
Önümüzdeki 5 yıl içinde 3D yazıcı teknolojisinin Türkiye’deki gelişimini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’de 3D yazıcı teknolojisi hızla gelişiyor. Şu anda bile endüstriyel ölçekte 3D yazıcı çiftlikleri kurulmaya ve üretim tesisleri devreye alınmaya başlandı. Kişisel kullanım Avrupa ve Amerika kadar yaygın olmasa da, yerli üreticiler açısından ciddi bir hareketlilik söz konusu. Bugün ülkemizde birçok yerli filament üreticisi faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda Avrupa pazarına açılmayı hedefleyen yenilikçi ekipler de çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye bu alanda katma değerli üretim için oldukça uygun bir zemine sahip ve potansiyeli yüksek. Bu noktada hem üretim altyapısının hem de makine ve filament üretiminin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Biz girişimci gençlerin ortak hedefi, dünyada ses getiren markalar yaratmak olmalı. Türkiye’nin 3D baskı alanında öncü ülkelerden biri olacağına inanıyorum.
Calipro olarak geleceğe dair hedefleriniz ve yeni yatırım planlarınız neler?
Öncelikle biz, ülkemizde üretim yapmanın büyük bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bu topraklarda katma değerli üretim gerçekleştirmek bizim görevimiz. 3D baskı teknolojilerini daha bilinir hale getirmek, yerli sanayimizin üretim gücünü artıracak pratik ve ekonomik çözümler sunmak öncelikli hedeflerimiz arasında. Önümüzdeki dönemde makine parkurumuzu genişletmek ve farklı yan sektörlerle entegre olarak üretim kapasitemizi artırmayı planlıyoruz. Ancak bizim için büyüme yalnızca finansal anlamda değil. Kazandığımızı, sosyal sorumluluk bilinciyle yeniden işimize, insanımıza ve ülkemize yatırım yapmak, Calipro’nun temel prensibi.
Bu alanda çalışmak isteyen genç tasarımcı ve mühendis adaylarına ne önerirsiniz?
Ülkemizde bu konuda zaman zaman bir umutsuzluk gözlemliyorum; özellikle gençler sürekli bir arayış içinde. Oysa bu süreçte en önemli şey sabırlı olmak. Dünyanın içinde bulunduğu hızlı tüketim alışkanlıklarından biraz uzaklaşmak ve sağlam temeller üzerine inşa etmek gerekiyor. Ben başarının iki temel dayanağının ‘ayağı yere basmak’ ve ‘sabırlı olmak’ olduğuna inanıyorum. Teknik açıdan ise 3D yazıcı sektörü gerçekten çok eğlenceli ve motive edici. Düşünsenize, hayal ettiğiniz bir ürünü yalnızca birkaç dakika veya saat içinde elinizde tutabiliyorsunuz. Bu, üretim dünyasında yaşanabilecek en güzel tatminlerden biri. Gençlere tavsiyem; hayal kurmaktan ve üretmekten asla vazgeçmesinler.
3D Printing Technology: The New Era of Mold-Free Production
Interview with Birkan Kaplan – Founder of Calipro
While traditional production models push their limits in terms of speed, cost, and flexibility, 3D printing technology offers a new perspective to the manufacturing world. Turning a product from concept to reality no longer requires molds, long supply chains, or large investments. Three-dimensional printing systems provide manufacturers with freedom throughout the process, from prototype to final product.
Birkan Kaplan, the founder of Calipro, is one of the pioneers of this transformation in Turkey. Focusing on 3D technology in both industrial production and design-oriented projects, Kaplan represents a new era in which production is democratized. We spoke with him about the nature of this technology, its applications ranging from agriculture to the promotional sector, and the future of the plastics industry.
Could you share Calipro’s origin story? What motivated you to move towards 3D printing technology?
I have always been passionate about creating. I often wondered, “Twenty years from now, when my children say, ‘I wish my father had engaged in this industry,’ which sector would they mean?” This thought led me to explore future production technologies. As someone who closely follows technological developments, I discovered 3D printing, a field with low entry costs but high innovation potential, and began this journey by purchasing my first machine. Throughout this process, my family’s support was my greatest strength. My mother, brother, sister, and supportive wife all believed in me and stood by my side every step of the way. Without them, Calipro would not exist.
How would you generally define 3D printing technology? What are the main differences compared to traditional production?
3D printing technology is a large and rapidly growing industry. Today, entire neighborhoods are being built, living organs are produced, and even food can be made using this technology. In short, we are in a new era where design comes to life. Compared to traditional production, the key difference is the mold-free production concept. In industrial plastic production, mold costs for injection machines are high. With additive manufacturing, these costs are almost eliminated. Additionally, design changes can be made just before production starts or even during production, making the process extremely flexible and innovative. 3D printing offers significant advantages in low-volume or custom production. Furthermore, the use of recyclable materials supports an environmentally friendly production approach.
Which materials are used in your 3D printing processes? What are the advantages of this technology in terms of durability, flexibility, and cost?
The raw materials used in 3D printing are called filaments. Produced in specific diameters and lengths, these materials are usually 1.75 mm thick and fed into the machine in spooled rolls. There are many types of filaments on the market, including PLA, PETG, ABS, and ASA. Each offers different characteristics. PLA and PETG are environmentally friendly and non-toxic. ABS and ASA are preferred for industrial applications due to high impact resistance, UV resistance, and heat durability. The wide color range of these materials allows produced parts to be obtained in the desired color without post-processing. Combined with expertise in design and production, 3D printing enables the manufacturing of high-quality, durable, and functional parts.
Which industries does Calipro serve today? At which stages can 3D printing be used in agricultural machinery?
It is difficult to define the limits of 3D production technology because any product that can be imagined and designed digitally can be produced. At Calipro, we focus primarily on industrial plastic parts, automotive components, corporate promotional products, and brand-oriented custom designs. Our principle is simple: whatever the customer wants, we have the flexibility to produce it. In the agricultural industry, 3D printing can be applied at various stages, from connection parts in irrigation systems to key panels in sorting machines.
How do promotional products and personalized designs benefit from 3D printing? What innovations does this technology offer brands?
This is one of the areas where 3D production excels. In promotional products, the goal is to make the customer feel valued. A gift may feature the customer’s name, logo, or company symbol, adding a highly personal touch. 3D printing technology allows brands to design products specifically for each customer. This moves us beyond generic items like logo-printed lighters. Brands can now express themselves in highly creative, innovative, and personal ways.
3D printing emphasizes mold-free production. How do you think this will shape the future of the plastics industry?
3D printing, or additive manufacturing, is still slightly slower than traditional production methods. However, this will improve as the number of 3D print farms increases. 3D printers are becoming common in households; just as there was once an A4 printer in every home, soon there will be a 3D printer in every home. On an industrial scale, production farms consisting of hundreds of interconnected 3D printers producing at high volumes will become more widespread. At Calipro, we are still at the beginning of this transformation, but our excitement is high. Our goal is to establish a production facility in Europe that will make an impact and represent Turkey with value-added production practices. The plastics industry will remain essential, as it is present in every aspect of our lives. Sustainability is crucial. At Calipro, we focus on recycling, environmental awareness, and social responsibility in our production processes. We believe that life multiplies by sharing, and humans and nature should remain central to production.
How does the use of recyclable materials in 3D printing contribute to environmental sustainability?
Some of the raw materials used in 3D printing are materials we encounter in daily life. For example, PETG is almost identical to the plastic used in PET bottles, demonstrating recyclability. PLA, another popular material, is made from natural sources such as corn starch or sugarcane and is completely safe for health. Therefore, it can be safely used in products ranging from children’s toys to food-contact items like cups and plates. The recyclability and eco-friendliness of these materials provide significant advantages for sustainable production. Furthermore, the 3D production process requires neither large facilities nor environmentally harmful waste, minimizing its impact on nature.
What is your outlook on the development of 3D printing in Turkey over the next five years?
3D printing technology is rapidly developing in Turkey. Industrial-scale 3D printing farms and production facilities are being established and commissioned. Personal use is not yet as widespread as in Europe or the United States, but there is significant activity among local manufacturers. Many domestic filament producers are active today. Innovative teams aiming to expand to European markets are continuing their work. Turkey offers a suitable environment for value-added production and has high potential. Supporting both production infrastructure and machine and filament manufacturing is crucial. The shared goal of entrepreneurial youth should be to create globally recognized brands. I believe Turkey will become one of the leading countries in 3D printing.
What are Calipro’s future goals and new investment plans?
First, we believe that producing in our country carries great responsibility. Performing value-added production here is our duty. Making 3D printing technologies more widely known and offering practical and cost-effective solutions to increase the production capacity of our domestic industry are our primary objectives. We plan to expand our machine fleet and integrate with different sub-sectors to increase production capacity. For us, growth is not only financial. Reinvesting our gains into our work, people, and country with social responsibility is Calipro’s core principle.
What advice would you give to young designers and engineers who want to work in this field?
I sometimes observe a sense of hopelessness among young people in this field, as they are constantly searching. The most important thing in this process is to be patient. It is necessary to step back from the fast consumption habits of the world and build on solid foundations. I believe the two main pillars of success are staying grounded and being patient. Technically, the 3D printing industry is very enjoyable and motivating. Imagine holding a product you imagined in just a few minutes or hours. This is one of the most satisfying experiences in production. My advice to young people is to never stop imagining and creating.





