Birkan Kaplan – Calipro Kurucusu ile Röportaj
Geleneksel üretim modelleri hız, maliyet ve esneklik açısından sınırlarını zorlarken, 3D yazıcı teknolojisi üretim dünyasına yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Artık bir ürünün hayalden gerçeğe dönüşmesi için kalıplara, uzun tedarik zincirlerine ya da büyük yatırımlara gerek yok. Üç boyutlu baskı sistemleri, prototipten nihai ürüne kadar uzanan süreçte üreticilere özgürlük sunuyor.
Calipro markasının kurucusu Birkan Kaplan, bu dönüşümün Türkiye’deki öncülerinden biri. Hem sanayi üretiminde hem de tasarım odaklı çalışmalarda 3D teknolojisini merkeze alan Kaplan, “üretimin demokratikleştiği” yeni bir dönemi temsil ediyor. Biz de onunla bu teknolojinin doğasını, tarımdan promosyon sektörüne kadar uzanan kullanım alanlarını ve plastik sektörünün geleceğini konuştuk.
1. Calipro markasının doğuş hikayesini bizimle paylaşır mısınız? 3D yazıcı teknolojisine yönelmenizde sizi motive eden şey neydi?
Bir şeyler üretme hissi hep içimde vardı. Kendime sık sık, ‘Çocuklarım 20 sene sonra babam keşke zamanında bu işe girseydi dediğinde, hangi sektörü söyleyeceklerdi?’ diye sordum. Bu düşünce, beni geleceğin üretim teknolojilerini araştırmaya yöneltti. Teknolojiyi yakından takip eden biri olarak, giriş maliyeti düşük ama inovasyon potansiyeli yüksek bir alan olan 3D baskı teknolojisiyle tanıştım ve ilk makinemi satın alarak bu yolculuğa başladım. Bu süreçte en büyük gücüm ailemin desteği oldu. Annem, ağabeyim, ablam ve sevgili eşim — hepsi bana inandı ve her adımda yanımda oldular. Onlar olmadan Calipro olmazdı.
2. 3D yazıcı teknolojisini genel olarak nasıl tanımlarsınız? Geleneksel üretimle arasındaki temel farklar nelerdir?
3D yazıcı teknolojisi çok büyük ve hızla büyüyen bir sektör. Günümüzde bu teknolojiyle mahalleler inşa ediliyor, canlı organlar üretiliyor, hatta yemek bile yapılabiliyor. Kısacası, tasarımın hayat bulduğu yeni bir çağdayız. Geleneksel üretimle kıyasladığımızda en önemli fark, kalıpsız üretim anlayışı. Özellikle endüstriyel plastik üretiminde kullanılan enjeksiyon makinelerinde kalıp maliyetleri oldukça yüksektir. Ancak eklemeli imalatla bu maliyet neredeyse sıfıra iniyor. Üstelik üretim başlamadan hemen önce ya da üretim devam ederken bile tasarımda değişiklik yapabiliyorsunuz — bu da süreci son derece esnek ve yenilikçi hale getiriyor. 3D baskı, az adetli veya özel üretimlerde ciddi avantajlar sağlıyor. Ayrıca geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı sayesinde çevre dostu bir üretim yaklaşımı sunuyor.
3. Hangi malzemelerle çalışıyorsunuz? Özellikle dayanıklılık, esneklik ve maliyet açısından bu teknolojinin avantajları nelerdir?
3D baskıda kullanılan hammaddelere filament deniyor. Belirli çaplarda ve uzunluklarda üretilen bu malzemeler, genellikle 1.75 mm kalınlığında olur ve makineye sarılı makaralar halinde beslenir. Piyasada PLA, PETG, ABS, ASA gibi birçok farklı filament türü mevcut. Her biri farklı özellikler sunar. PLA ve PETG, çevre ve insan sağlığı açısından oldukça zararsız, sürdürülebilir hammaddelerdir. ABS ve ASA ise daha çok endüstriyel kullanımlarda tercih edilir; yüksek darbe dayanımı, UV direnci ve sıcaklığa karşı mukavemetiyle öne çıkar. Bu malzemelerin geniş renk skalası, üretimden çıkan parçaların genellikle sonradan boyamaya gerek kalmadan, direkt istenen renkte elde edilmesini sağlar. Tasarım ve üretim konusundaki uzmanlıkla birleştiğinde, 3D yazıcılarla oldukça kaliteli, dayanıklı ve işlevsel parçalar üretmek mümkün.
4. Calipro bugün hangi sektörlere hizmet veriyor? Tarım sektöründe kullanılan makinelerde 3D baskıdan hangi aşamalarda faydalanılabilir?
Aslında 3D üretim teknolojisinin sınırlarını belirlemek çok zor. Çünkü bu yöntemle hayal edebildiğiniz ve dijital ortamda tasarlayabildiğiniz her ürünü üretmek mümkün. Calipro olarak özellikle endüstriyel plastik parçalar, otomotiv bileşenleri, kurumsal promosyon ürünleri ve marka odaklı özel tasarımlar üzerinde yoğunlaşıyoruz. Ancak temel prensibimiz şu: Müşteri ne isterse, biz onu üretebilecek esnekliğe sahibiz. Tarım sektörü açısından düşündüğümüzde ise, sulama sistemlerindeki bağlantı parçalarından, eleme makinelerinde kullanılan tuş gruplarına kadar birçok aşamada 3D baskıdan yararlanmak mümkün.
5. Promosyon ürünleri, kişiselleştirilmiş tasarımlar açısından 3D yazıcılardan nasıl yararlanıyor? Bu teknolojinin markalar için sunduğu yenilikler neler?
Bu, 3D üretimin en iddialı olduğu alanlardan biri. Çünkü promosyon ürünlerinde amaç, müşteriye değerli hissettirmek. Bir hediyenin üzerinde müşterinizin adı, logosu ya da şirketinin sembolü yer alıyor — bu kadar kişisel bir dokunuşun etkisi çok büyük değil mi? 3D yazıcı teknolojisi tam bu noktada devreye giriyor. Kalıp gerektirmeyen üretim yapısı sayesinde markalar artık her bir müşterisine özel ürünler tasarlayabiliyor. Yani klasikleşmiş, herkesin elinde gördüğümüz ‘üzerinde logo olan çakmak’ dönemini geride bırakıyoruz. Artık markalar kendilerini çok daha yaratıcı, yenilikçi ve kişisel bir şekilde ifade edebiliyorlar.
6. 3D baskı, kalıpsız üretim anlayışını öne çıkarıyor. Sizce bu durum plastik sektörünün geleceğini nasıl şekillendirecek?
3D baskı, yani eklemeli imalat yöntemi, klasik üretim yöntemlerine göre bugün hâlâ biraz daha yavaş ilerliyor. Ancak bu, yalnızca zamanla ve makine çiftliklerinin (3D print farm) artmasıyla çözülebilecek bir durum. Dünyada artık 3D yazıcıların evlerde bile yaygınlaştığını görüyoruz; nasıl ki her evde bir zamanlar A4 yazıcı bulunuyorsa, yakın gelecekte her evde bir 3D yazıcı olacak. Endüstriyel ölçekte ise çok daha büyük hacimlerde üretim yapan, birbirine bağlı yüzlerce 3D yazıcıdan oluşan üretim çiftliklerinin yaygınlaşacağını öngörüyorum. Calipro olarak biz de bu dönüşümün henüz başındayız — ama heyecanımız çok büyük. Amacımız, gelecekte Avrupa ölçeğinde ses getirecek bir üretim tesisi kurarak ülkemizi katma değerli üretim anlayışıyla temsil etmek. Plastik sektörü kolay kolay ortadan kalkmayacak; çünkü hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik büyük önem taşıyor. Biz Calipro olarak üretim sürecinde geri dönüşüm, çevre bilinci ve sosyal sorumluluk ilkelerine özen gösteriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki hayat paylaşarak çoğalır — üretimin merkezinde insan ve doğa olmalı.
7. Geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı konusunda 3D teknolojisi çevresel sürdürülebilirliğe nasıl katkı sağlıyor?
3D baskıda kullanılan bazı hammaddeler, aslında hayatımızda zaten sıkça karşılaştığımız malzemeler. Örneğin PETG, bildiğimiz pet şişelerde kullanılan plastiğin neredeyse aynısı. Bu da ürünlerin geri dönüştürülebilir olduğunu gösteriyor. Bir diğer popüler malzeme olan PLA ise mısır nişastası veya şeker kamışı gibi doğal kaynaklardan üretiliyor ve sağlık açısından tamamen zararsız. Bu nedenle çocuk oyuncaklarından, bardak ve tabak gibi gıda temaslı ürünlere kadar güvenle kullanılabiliyor. Bu hammaddelerin geri dönüştürülebilir ve çevre dostu olması, sürdürülebilir üretim açısından büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca 3D üretim süreci, büyük tesisler veya çevreye zarar veren atıklar gerektirmediği için doğaya minimum etkiyle ilerliyor.
8. Önümüzdeki 5 yıl içinde 3D yazıcı teknolojisinin Türkiye’deki gelişimini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’de 3D yazıcı teknolojisi hızla gelişiyor. Şu anda bile endüstriyel ölçekte 3D yazıcı çiftlikleri kurulmaya ve üretim tesisleri devreye alınmaya başlandı. Kişisel kullanım Avrupa ve Amerika kadar yaygın olmasa da, yerli üreticiler açısından ciddi bir hareketlilik söz konusu. Bugün ülkemizde birçok yerli filament üreticisi faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda Avrupa pazarına açılmayı hedefleyen yenilikçi ekipler de çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye bu alanda katma değerli üretim için oldukça uygun bir zemine sahip ve potansiyeli yüksek. Bu noktada hem üretim altyapısının hem de makine ve filament üretiminin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Biz girişimci gençlerin ortak hedefi, dünyada ses getiren markalar yaratmak olmalı. Türkiye’nin 3D baskı alanında öncü ülkelerden biri olacağına inanıyorum.
9. Calipro olarak geleceğe dair hedefleriniz ve yeni yatırım planlarınız neler?
Öncelikle biz, ülkemizde üretim yapmanın büyük bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bu topraklarda katma değerli üretim gerçekleştirmek bizim görevimiz. 3D baskı teknolojilerini daha bilinir hale getirmek, yerli sanayimizin üretim gücünü artıracak pratik ve ekonomik çözümler sunmak öncelikli hedeflerimiz arasında. Önümüzdeki dönemde makine parkurumuzu genişletmek ve farklı yan sektörlerle entegre olarak üretim kapasitemizi artırmayı planlıyoruz. Ancak bizim için büyüme yalnızca finansal anlamda değil. Kazandığımızı, sosyal sorumluluk bilinciyle yeniden işimize, insanımıza ve ülkemize yatırım yapmak, Calipro’nun temel prensibi.
10. Bu alanda çalışmak isteyen genç tasarımcı ve mühendis adaylarına ne önerirsiniz?
Ülkemizde bu konuda zaman zaman bir umutsuzluk gözlemliyorum; özellikle gençler sürekli bir arayış içinde. Oysa bu süreçte en önemli şey sabırlı olmak. Dünyanın içinde bulunduğu hızlı tüketim alışkanlıklarından biraz uzaklaşmak ve sağlam temeller üzerine inşa etmek gerekiyor. Ben başarının iki temel dayanağının ‘ayağı yere basmak’ ve ‘sabırlı olmak’ olduğuna inanıyorum. Teknik açıdan ise 3D yazıcı sektörü gerçekten çok eğlenceli ve motive edici. Düşünsenize, hayal ettiğiniz bir ürünü yalnızca birkaç dakika veya saat içinde elinizde tutabiliyorsunuz. Bu, üretim dünyasında yaşanabilecek en güzel tatminlerden biri. Gençlere tavsiyem; hayal kurmaktan ve üretmekten asla vazgeçmesinler.




